ASLAN EDMOND
Öykü Yazarı Tuba Arık İle Yaptığımız Röportaj


Röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim Tuba Hanım.Kitabınızdaki başarınızı yeni kitaplarınızda da devam ettireceğinize inanıyorum.Sizin de müsaadenizle sorularıma geçmek istiyorum ;

-İlk kitabınız Öykülerden oluşan bir kitap,sizi yeni kitaplarınız da roman yazarı olarak da görecek miyiz yoksa edebiyat serüveninize Öykü yazarı olarak mı devam etmeyi planlıyorsunuz?
Evet, ilk kitabım öykülerden oluşuyor. Bunda bir öykü yarışması kazanmamın etkisi büyük. Aslında öykü yazmada -yazmaya çalışmaya diyelim- çok yeniyim. Henüz birkaç senedir uğraşıyorum bu türle. İtiraf etmem gerekirse öykü yazmak roman yazmaktan daha zor ve riskli. Kendi açımdan zorluğu, anlatmak istediğinizi daha dar bir kalıba sığdırmaya çalışıyorsunuz ve bu da kurguyu bir köşeye sıkıştırmış oluyor. Bu düzende hikayeyi tam anlamıyla verebiliyorsanız başarmış oluyorsunuz. Sanırım bu konuda pek yetenekli değilim. Şayet bu yolda devam edebilirsem romanla devam etmek istiyorum.  

 -Kendinizi Öykü Yazarı’nın dışında nasıl biri olarak tanımlayabilirsiniz?
 Öykü yazarı değilim gibi geliyor. Dediğim gibi, öykü yazmak daha bir özveri ve bir köşeye sıkışmayı gerektiriyor. Karakterler, kurgu, her şeyiyle sınırlılar. Ben özgürlüğe önem veren bir insanım. Karakterlerime de bu eziyeti yapmamak adına romanın sınırsız özgürlüğünü öyküye yeğlerim.


-Bir yazınızda ‘Sen yazmayı seçmezsin,yazmak seni seçer’ demişsiniz,bunu biraz daha açabilir misiniz ?
 Evet, her zaman bu fikirdeyim. Yazmak seni seçer. Oturursun ve hiç beklenmedik bir anda gelir, konuverir dünyana. İlham der kimileri buna. Ben, seni gelip bulması diyorum. Karakter gelir, kurgu gelir, hikaye gelir. Sen bir aracı olarak oturur yazar, yazmaya, onun isteğini yerine getirmeye çalışırsın. Biraz delilik gibi görünüyor. Zaten yazmak da öyle değil mi? Bence, o ince çizgide yaşamak isteyenler içindir yazmak. Bu riski göze alanlar için. Delirme riskini.

 -Dünya klasikleri içerisinde sizde özel yere sahip bir kitap var mı şayet varsa bunun nedenlerini öğrenebilir miyiz ?
Hiç düşünmeden bu soruya cevap verebilirim. Karamazov Kardeşler. İnanılmaz bir dehanın, inanılmaz bir hayal gücünün ve bilgeliğin ürünü. Bu eser için yapılabilecek tek şey susmak ve Dostoyevski'nin önünde saygıyla eğilmektir.


-Kitabınızda Realizmin ağır bastığını görüyorum,yeni kitaplarınızda da Realizmin mi yoksa daha farklı bir edebi akımın mı izlerini göreceğiz ? 
Fantastik türde yazıyorum. Sanırım bir riski de buradan aldım. Türkiye'de hem öykü kitabı okunmuyor, hem de fantastik türe yeterince değer verilmiyor. Ama ben bu konuda umutluyum. İlerleyen yıllarda fantastik edebiyat hak ettiği yere gelecek ve gerçeklikten bıkan her insan kendini bu eserlerin büyüleyici dünyasına atacaktır.

 -Kitap okurken seçici misinizdir ? Yani mesela ‘hayatta okumam’dediğiniz kitaplar veya türler var mıdır?
 Kitap okurken seçici değilimdir, elimden geldiğince her türü okumaya çalışırım. Hayatta okumam, diyemem. İçinde bir şey bulunmayacak kadar kötü bir kitap yoktur, der Balzac. Bu yüzden her kitap okunmaya değer. Yalnız, fantastik okumamaya çalışıyorum. Bu nasıl bir çelişki diyebilirsiniz. Fantastik türe en büyük desteği benim vermem gerekir halbuki. Fantastik yazıyorum, kafamın içinde gezinen her bir karakter sıra dışı, bir de fantastik okursam gerçek dünyayla bağlarımı koparabilirim. Bu yüzden ayaklarımın tekrar yere basması lazım. Polisiye, gerilim, korku önceliklerim arasında.

 -Tuba Hanım son sorum.. Ben sizin edebiyat dünyasına isminizi altın harfler ile yazdıracağınıza eminim bu yüzden size bir soru sormak istiyorum,Bundan 10 yıl sonra kendinizi edebiyat dünyası içerisinde nerede tanımlıyorsunuz ?
 Teşekkür ederim inancınızdan ötürü. Edebiyat dünyası sürprizlerle dolu. On yıl sonra şurada olurum dersem ya yalan söylemiş ya da kendimi kandırmış olurum. Bu yüzden takdiri okurlara bırakıyorum. Olmamız gereken yeri onlar sağlayacaktır.


Çok ama çok güzel bi röportaj oldu.Sizin gibi yazarları tanımak hem çok güzel hemde gelecek adına umut verici.Röportaj teklifimi kırmadığınız için size birkez daha teşekkür ederim,Yazarlık hayatınızda size başarılar dilerim..
 Benim için de çok güzel bir röportajdı Yasin Bey. Çok teşekkür ediyorum, sözleriniz çok mutlu etti beni, inanın ne söyleyeceğimi bilemiyorum. İlgilenip röportaj yapmaya değer bulduğunuz için özellikle ben teşekkür ederim. Her şey için çok sağ olun.

ASLAN EDMOND
YAZAR :AYDOĞAN VATANDAŞ
KİTAP  :HAARP
PUAN   : 7/10


 Aydoğan Vatandaş,Geçmişi ve kendisi hakkında pek fazla birşey bilinmeyen.Yaptığım araştırmalarda kendisine ait diye gösterilen hayatı,okuduğu okul,yaşadığı şehir,dergicilik hayatı göz önüne alındığında yazarlığı ile uzaktan yakından alakası olmayan bilgilere yada 'kurgulara' sahip.

 Yazdığı tüm kitapları belgelere ve gerçeklere dayandırmak istiyor,bunlar ile destekliyor kitaplarını.Yazarın yazdığı tüm kitaplar önce cesaret,sonra esaret korkusu olmayan kişilerin yazabileceği türden kitaplar.Mevcut hayatı göz önüne alındığında,oturup bilgisayar başından ya da seyahatler ile bu bilgilere ulaşması imkansıza yakın olduğuna göre geriye tek bir ihtimal kalıyor;
 Yazılması istenenlerin,yazılması istenen kişilere iletilen bilgiler ışığında ortaya çıkan kitaplar.Açıkçası ben Aydoğan Vatandaş'ın da bu yazarlar içerisinde olduğuna inanıyorum.
 Kitabın içerisinde yer alan bilgiler insanı şaşırtan ama bir o kadar korkutan gerçeklere sahip.Gerçekler diyebiliyorum çünkü yazdıklarının ve anlattıklarının gerçek olduğuna inanıyorum.Yoksa bunca devletin Amerikadan korkmasının ve çekinmesinin yegane sebebi 'Askeri -Silahlı ve de parasal güç' olmadığına eminim.
Bu kitapta bu güçlerden sadece bir tanesinden ve o gücün neler yapabileceğinden bahsediliyor.



 Kitap bittiğinde insan şu soruyu yöneltiyor kendisine ' Böylesine güce sahipse Amerika neden sürekli kullanmıyor ? ', kitap üstü kapalı şekilde buna da cevap veriyor. 'Kullandığı anda sonuçları kestirilemeyen boyutlara ulaşabiliyor,hatta kendilerine bile' bu yüzden istediklerinde değil,çok zor durumda kaldıklarında kullandıklarını düşünüyorum.
  Kitap hususundaki son sözüm ise;kitabı okumanızı tavsiye etmiyorum.Çünkü;bittiğinde siyasete dair herşeyi bir tarafa bırakıyorsunuz böyle bir güç karşısında.
Etiketler: 0 yorum | edit post
ASLAN EDMOND
YAZAR :GRİGORY PETROV
KİTAP  :BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE
PUAN   : 3/10


  Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabı sürekli raflarda gözüme çarpan bir kitaptı.Sürekli dikkatimi çekiyordu çünkü üzerinde bir ifade vardı 'Atatürk'ün ders kitaplarına konulmasını emrettiği kitap' diye lanse ediliyordu.Birgün sonunda dayanamadım ve bu kitabı satın aldım.

 Bu kitabın genel konusu ile Türkiye'nin Kurtuluş savaşı yılları özdeşleştirildiğinden olsa gerek olaylar size pek de yabancı gelmiyor.Farklı olan şeyler ise olaylara 'Bizim' ve 'Onların' bakış açıları.Onlar olaylara takılı kalmaktansa çözüme odaklanıyorlar.Bizse olaylar ve durumlar üzerinde yoğunlaşıyoruz.





 Kitap bittiğinde işin ilgincime giden noktası.Kitabın satış yapması amacıyla Atatürk'ün isminin kullanılmış olma olasılığı idi.Yaptığım araştırmalar neticesinde ben ne Atatürk'ün bu kitabı okuyun dediğini gördüm,ne de resmi herhangi bir yerde böyle bir emrini.Gözüken yayınevleri bu kitap üzerinden güzel bir reklam aracılığı ile güzel gelirler sağlamışlar ve sağlamaya da devam ediyorlar.
Neden mi ?
 Çünkü;Atatürk gibi birçok kitap okuyan ve hepimiz tarafından kütüphaneleri bilinen biri,onlarca-yüzlerce kitap varken kendi devrinde bu kitabı 'müfredatın zorunlu kitabı haline getirin' dediğini hiç sanmıyorum.Zaten üstte de belirttiğim gibi böyle bir ifade ya da resmi bir kayıt yok.
ASLAN EDMOND
 Başarılı Yazar Simge Baştak İle Yaptığımız Röportaj


Röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim Simge Hanım.Kitabınızdaki başarınızı yeni kitaplarınızda da devam ettireceğinize şüphesiz eminim.Sizin de müsaadenizle sorularıma geçmek istiyorum ;



-Kitap isminiz olan ‘Uzakta Kalanlar’ hep aklınızda olan bir isim miydi yoksa kitabınızın yazım süreci sona erdiğinde mi bu isme karar verdiniz ?
 Yok spontene gelişti..Amerika işin içinde olduğu için bu ismi sectim..ama mecazi anlamda taşıyor:) Artık hayatımızda yer almayan dışımızda kalan kişileride kapsıyor UZAKTA KALANLAR 


-İlk kitabınızda çok iyi bir başarı elde ettiniz.Yeni kitap projeleriniz var mı ?
İkici romanım yakında bitecek inşallah çıkaracağım o kitabımda duygu ve mantık çelişkisi daha bile farkedilir.. Yine aynı tarz olacak gibi görünüyor..

-Bazı yazarlar kitaplarını ‘İlham’ olmadan istedikleri gibi yazamadığını belirtiyorlar.Sizde ‘ilham’ olmadan yazamam diyenlerden misiniz yoksa ‘istediğimde yazabilirim’ diyenlerden misiniz ?
İlham kesinlikle gerekiyor.Yazarım ama ilham geldiği zamanlar gibi olmaz..Mutlaka düzeltmem değiştirmem gerekir.İlham kesinlikle gerekli.. Evet ikinci kitabım yolda geliyor..

-Şu sıralar okuduğunuz bir roman var mı ? Ve günümüz yazarları içerisinden ‘bu yazar gerçekten başarılı’ diye nitelendirebileceğiniz biri/leri var mı ?
Demet Altınyeleklioğlu AH BRE SEVDA AH BRE VATAN 'I okuyorum..Kendisini kesinlikle tavsiye ederim..Onun dışında, KYLED HUSSEİN,AYŞE KULİN,CANAN TAN,NAŞİDE GÖKBUDAK VE TEYZE'M NEŞE BİLGİNER.. Begendiğim örnek aldığım yazarlar.

-Yazarlık serüveninizde ne gibi zorluklar ile karşılaştınız ?
Teşekkür ediyorum öncelikle..Daha yolun çok başındayım tabi..Bu kadar başında bile büyük zorluklarla karşılaştım. Hevesimi kaçırmak isteyenler, en agır şekilde eleştirenler,söz verip tutmayanlar oldu.. Ben tiyatro yazarlığına da naçhizane başladım.İzmir'DE '' İÇİMİZDEN BİRİ HÜSNÜ'' OYUNUM oynanıyor.. 

-Ve son sorum Simge Hanım,Başarılı bir yazar olarak baktığınızda kendinize,bundan on yıl sonra kendinizi edebiyat dünyası içerisinde nerede tanımlayabilirsiniz ?
Ben kendimi on yıl sonra çok daha ayakları yere basan,daha güvenli,daha emin ve biraz daha tecrübeli olarak görmek istiyorum..Bunun için çabalıyorum.Amacım çok zengin olmak ,ün ,şan ya da şöhret değil, sanat yapmak faydalı olabilmek..umuyorum hayallerimi gerçekleştiririm.Bu yolda yanımda olan Teyze'M Neşe Bilginer'e de tekrar teşekkür ederim.. Size de ilginiz ve desteğiniz için sonsuz teşekkürler..


Harika bi röportajdııı.Cevaplarınız çok içten çok sıcak çok samimi.Şu an tek birşey diyorum kendime.O gün iyi ki sizin kitabınızı okumuşum ve kitap bittiğinde iyi ki sizinle röportaj yapmak istemişim.İnsan içinden gelen sesi dinlemeli buna bir kez daha inanıyorum.Esas ben birkez ve sonsuz kez teşekkür ederim size Simge Hanım hem yazarlık hayatınızda hem tiyatro hayatınızda başarılar diliyorum ve başarıyı da elde edeceğinize inanıyorum..
Çok çok teşekkür ediyorum. Bende çok mutlu oldum.Bir yazarın isteyeceği tek şey çocuğunun begenilmesi.. Bizimde eserimiz çocuğumuz.. İnşallah Yolunuz İzmir'e düşerse oyunlarımıza bekleriz.SEVGİLER      
  
ASLAN EDMOND
YAZAR :NİCCOLO MACHİAVELLİ
KİTAP  :HÜKÜMDAR
PUAN   : 10/10





Niccolò Machiavelli,Makyevelist kavramının öncüsü,Dünyaya çok nesnel ve bi o kadar da öznel bakabilen ama düşüncelerini herşeyden çok,hayalperestlikten o denli uzak ve az tutabilen bi düşünür ve yazardır.

  Machiavelli Hükümdar kitabında çok cesur.Kalemini bir o kadar da keskin kullanmış.Bu kitabı kaleme aldığı dönemin şartlarını gözönüne aldığımda kendisinin hür iradeye ve hür iradesini delicesine kaleme dökme cesaretini gösterebilen biri olduğunu görüyorum satırlarında.
 
Machiavelli'nin öyle sözleri var ki bunlardan birkaçını sizlerle paylaşmak isterim;

*Adalet daima güçlüden yanadır.
*İnsanlara ya iyi davranınız ya da onları ayaklarınızın altında eziniz. Çünkü az incindiklerinde intikam peşine düşebilirler, daha fazlasındaysa bunu akıllarına bile getiremezler.
*Ben cennete değil cehenneme gitmek istiyorum; çünkü cehennemde papalar, krallar ve prenslerle beraber olurum, oysa cennette sadece dilenciler, keşişler ve havariler var.
*Türk hükümdarlığının ele geçirilmesinin çok güç, fakat bir kez ele geçirilirse onu elde tutmanın ise çok kolay olduğu görülür.
*Bir hükümdar gaddar, zalim, cimri ve yalan söylüyor olabilir fakat aynı zamanda bunları yaparken insanlara merhametli, cömert ve sözünün eriymiş gibi görünmelidir ve iktidar daima kötü yanlarını başkalarına yıkmalı iyi olanları kendisine ait gibi göstermelidir.
*Bir hükümdar hayvan gibi davranabilmelidir. Onun tilki ve aslandan öğreneceği şeyler vardır. Tuzakları sezmek için tilki, kurtları korkutmak için de aslan olmak zorundadır.

 Bana göre bu kitap her yüzyılda güncelliğini koruyabilme kalitesine ve gerçekçiliğine sahip.Kitabın içerisinde çoğu cümleye bende Niccolo Machiavelli gibi katılıyorum.Bu yüzden kitap bittiğinde bende çok farklı bi yere sahip olmayı başarabilen nadir kitaplardan oldu.
  Sözlerimi kitabın arka kapağında yazan birkaç cümle ile noktalamak istiyorum. 

GÜÇLÜYSEN KALABALIK,
GÜÇSÜZSEN YAPAYALNIZSINDIR..

"Hükümdar hem sevilen hem de korkulan olmalıdır.Korkulan biri olmanın,sevilen biri olmaktan daha güvenli olacağı söylenebilir çünkü insanoğlunun nankör,vefasız,kaypak,yüreksiz veya açgözlü olduğu ileri sürülür.Güçlüysen yandaşın çok olur;sana kanlarını,mallarını,canlarını,çocuklarını sunarlar ancak gün gelir de birine muhtaç olursan hiç düşünmeden sana sırtlarını çevirirler.