ASLAN EDMOND
Mümin Sekman,Türkiye'de yaşayarak tanık olduğum en iyi kişisel 'Kariyer' gelişim uzmanı.Daha öncesinde okuduğum kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da muazzam bir araştırma,emek sarf etmiş.





  Hayat Bilgesi,şu soruyu baz almış.'Şu hayatı nasıl yaşamalı?' , pek çok insan yaşadığı hayattan daha fazlasını istiyor,daha fazlasını hak ettiğine inanıyor.Kısmen haklılar da.. Fakat istemek ne yazık ki hiçbir şey ifade etmiyor artık.İnsanlar için uydurulmuş yalanlardan biridir 'İnanmak,başarmanın yarısıdır' diye.. İnanın elbet,ama inancınızın yanına çalışmayı,sevgiyi,emeği katmadığınızda herhangi bir geri dönüş ne yazık ki alamazsınız,hayatın çalışma sistemi bu alışverişi kabul etmiyor.



Kişisel gelişim kitaplarının pek çoğunun ortak amacı,sizi daha iyiye taşımak değil,sizi olduğunuz yerden yukarıya çıkabileceğinize inandırmak,daha sonra da daha ilk denemenizin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından sizi bulunduğunuz konumdan daha yukarıya çıkamayacağınız psikolojisine hapsetmektir.


Sizlerden aldığım ve çok hoşuma giden geri dönüş maillerinden pek çoğunda şu cümle ile karşılaşıyorum 'Eleştirileriniz yerinde ve güzel fakat peki ya olmaması gereken buysa olması gereken ne?' ve kesinlikle haklı buluyorum bu cümleleri.O yüzden kişisel gelişim kitaplarına getirdiğimiz eleştirinin sebebine ve bu kitapların okunmasına neden olan bir kaç ana temel noktaya değinelim.

Şayet;iş hayatınızda yükselmek,başarınızı arttırmak ya da başarısızlığınızı başarıya dönüştürmek istiyorsanız bilin ki sizi çok zorlu bir yol bekliyor.Bu yolda ilk soru şu;yaptığınız işi seviyor musunuz? Cevabınız hayır ise işinizi sevmenin yollarını bulun.Cevabınız evet işimi seviyorum ise o halde sevginize çok ama çok çalışmayı katın.Buraya dikkat çekmek istiyorum,artık günümüzde çalışmak yetmiyor,çok çalışmanız gerek.Karşıma geçip 'çalıştım ama olmadı,nasip' diyenlere iki soru soruyorum kendilerine sormalarını istediğim;
1-Gerçekten sistemli ve düzenli bir şekilde çalıştın mı ?
2-Şimdi elini yüreğine koy ve gerçekten ama gerçekten herkesten çok çalıştın mı ? 
...

Bir diğer genel geçer konu ise tabi ülkemizin baş belası husus olan 'Aşk'.. Her gün şarkılarla,dizilerle ve filmlerle sürekli bize dikte edilen bu unsur herkesin yaşamak istediği,yaşayanların mutlu olamadığı,mutlu olanların işin sırrını bildikleri hisler aynası.
Şayet;birini her ne sebeple ya da her ne amaçla istiyor olursanız olun,onu iki şeyi yaparak elde edebilirsiniz.Bu kişi erkek ya da kadın olabilir.Her ne sebeple olursa olsun bu kişiyi istiyorsanız her şartta şunu unutmamanız gerekir ,onu isteyen sizsiniz.Karşınızdaki her ne yaparsa yapsın olumsuz anlamda, bu şartı unutmayın yeter,henüz o sizi,sizin onu istediğiniz gibi/kadar istemiyor.Bu gerçeği kabulleniyorsanız,bu gerçeği sürekli kendinize hatırlatmayı başarabiliyorsanız azminiz sizi ona her daim yaklaştırır.
Bir diğer önemli husus ise şudur;ilgi.İstediğiniz kişiyi elde etmenin,dünya var olduğundan beri değişmeyen tek kuralıdır bu.İlgi göstermek.Fakat ilgi göstermek denildiğinde karşınızdakini sıkmak,boğmak,her şeyine karışmak sanıyorsanız öncelikle bu kelimenin nesnel ve öznel hissiyatı kavramlarını keşfedin.
Ve elbette istediğinizi,istediğiniz işi,kişiyi elde etmenin en yegane İlahi kanunu ise o kişiyi sevmektir.Niyetiniz ve arzunuz her ne olursa olsun,yüreğinizde o kişinin sevgisi daim olsun.

..

Son zamanlardaki birkaç melankolik yazıdan sonra zannediyorum böylesine-azim ve realist- bir yazı isabet olurdu,yeni konularda ve kitaplarda görüşmek üzere, Sevgiyle kalın..