Aslan
YAZAR :GRİGORY PETROV
KİTAP  :BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE
PUAN   : 3/10


  Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabı sürekli raflarda gözüme çarpan bir kitaptı.Sürekli dikkatimi çekiyordu çünkü üzerinde bir ifade vardı 'Atatürk'ün ders kitaplarına konulmasını emrettiği kitap' diye lanse ediliyordu.Birgün sonunda dayanamadım ve bu kitabı satın aldım.

 Bu kitabın genel konusu ile Türkiye'nin Kurtuluş savaşı yılları özdeşleştirildiğinden olsa gerek olaylar size pek de yabancı gelmiyor.Farklı olan şeyler ise olaylara 'Bizim' ve 'Onların' bakış açıları.Onlar olaylara takılı kalmaktansa çözüme odaklanıyorlar.Bizse olaylar ve durumlar üzerinde yoğunlaşıyoruz.





 Kitap bittiğinde işin ilgincime giden noktası.Kitabın satış yapması amacıyla Atatürk'ün isminin kullanılmış olma olasılığı idi.Yaptığım araştırmalar neticesinde ben ne Atatürk'ün bu kitabı okuyun dediğini gördüm,ne de resmi herhangi bir yerde böyle bir emrini.Gözüken yayınevleri bu kitap üzerinden güzel bir reklam aracılığı ile güzel gelirler sağlamışlar ve sağlamaya da devam ediyorlar.
Neden mi ?
 Çünkü;Atatürk gibi birçok kitap okuyan ve hepimiz tarafından kütüphaneleri bilinen biri,onlarca-yüzlerce kitap varken kendi devrinde bu kitabı 'müfredatın zorunlu kitabı haline getirin' dediğini hiç sanmıyorum.Zaten üstte de belirttiğim gibi böyle bir ifade ya da resmi bir kayıt yok.
Aslan
 Başarılı Yazar Simge Baştak İle Yaptığımız Röportaj


Röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim Simge Hanım.Kitabınızdaki başarınızı yeni kitaplarınızda da devam ettireceğinize şüphesiz eminim.Sizin de müsaadenizle sorularıma geçmek istiyorum ;



-Kitap isminiz olan ‘Uzakta Kalanlar’ hep aklınızda olan bir isim miydi yoksa kitabınızın yazım süreci sona erdiğinde mi bu isme karar verdiniz ?
 Yok spontene gelişti..Amerika işin içinde olduğu için bu ismi sectim..ama mecazi anlamda taşıyor:) Artık hayatımızda yer almayan dışımızda kalan kişileride kapsıyor UZAKTA KALANLAR 


-İlk kitabınızda çok iyi bir başarı elde ettiniz.Yeni kitap projeleriniz var mı ?
İkici romanım yakında bitecek inşallah çıkaracağım o kitabımda duygu ve mantık çelişkisi daha bile farkedilir.. Yine aynı tarz olacak gibi görünüyor..

-Bazı yazarlar kitaplarını ‘İlham’ olmadan istedikleri gibi yazamadığını belirtiyorlar.Sizde ‘ilham’ olmadan yazamam diyenlerden misiniz yoksa ‘istediğimde yazabilirim’ diyenlerden misiniz ?
İlham kesinlikle gerekiyor.Yazarım ama ilham geldiği zamanlar gibi olmaz..Mutlaka düzeltmem değiştirmem gerekir.İlham kesinlikle gerekli.. Evet ikinci kitabım yolda geliyor..

-Şu sıralar okuduğunuz bir roman var mı ? Ve günümüz yazarları içerisinden ‘bu yazar gerçekten başarılı’ diye nitelendirebileceğiniz biri/leri var mı ?
Demet Altınyeleklioğlu AH BRE SEVDA AH BRE VATAN 'I okuyorum..Kendisini kesinlikle tavsiye ederim..Onun dışında, KYLED HUSSEİN,AYŞE KULİN,CANAN TAN,NAŞİDE GÖKBUDAK VE TEYZE'M NEŞE BİLGİNER.. Begendiğim örnek aldığım yazarlar.

-Yazarlık serüveninizde ne gibi zorluklar ile karşılaştınız ?
Teşekkür ediyorum öncelikle..Daha yolun çok başındayım tabi..Bu kadar başında bile büyük zorluklarla karşılaştım. Hevesimi kaçırmak isteyenler, en agır şekilde eleştirenler,söz verip tutmayanlar oldu.. Ben tiyatro yazarlığına da naçhizane başladım.İzmir'DE '' İÇİMİZDEN BİRİ HÜSNÜ'' OYUNUM oynanıyor.. 

-Ve son sorum Simge Hanım,Başarılı bir yazar olarak baktığınızda kendinize,bundan on yıl sonra kendinizi edebiyat dünyası içerisinde nerede tanımlayabilirsiniz ?
Ben kendimi on yıl sonra çok daha ayakları yere basan,daha güvenli,daha emin ve biraz daha tecrübeli olarak görmek istiyorum..Bunun için çabalıyorum.Amacım çok zengin olmak ,ün ,şan ya da şöhret değil, sanat yapmak faydalı olabilmek..umuyorum hayallerimi gerçekleştiririm.Bu yolda yanımda olan Teyze'M Neşe Bilginer'e de tekrar teşekkür ederim.. Size de ilginiz ve desteğiniz için sonsuz teşekkürler..


Harika bi röportajdııı.Cevaplarınız çok içten çok sıcak çok samimi.Şu an tek birşey diyorum kendime.O gün iyi ki sizin kitabınızı okumuşum ve kitap bittiğinde iyi ki sizinle röportaj yapmak istemişim.İnsan içinden gelen sesi dinlemeli buna bir kez daha inanıyorum.Esas ben birkez ve sonsuz kez teşekkür ederim size Simge Hanım hem yazarlık hayatınızda hem tiyatro hayatınızda başarılar diliyorum ve başarıyı da elde edeceğinize inanıyorum..
Çok çok teşekkür ediyorum. Bende çok mutlu oldum.Bir yazarın isteyeceği tek şey çocuğunun begenilmesi.. Bizimde eserimiz çocuğumuz.. İnşallah Yolunuz İzmir'e düşerse oyunlarımıza bekleriz.SEVGİLER      
  
Aslan
YAZAR :NİCCOLO MACHİAVELLİ
KİTAP  :HÜKÜMDAR
PUAN   : 10/10





Niccolò Machiavelli,Makyevelist kavramının öncüsü,Dünyaya çok nesnel ve bi o kadar da öznel bakabilen ama düşüncelerini herşeyden çok,hayalperestlikten o denli uzak ve az tutabilen bi düşünür ve yazardır.

  Machiavelli Hükümdar kitabında çok cesur.Kalemini bir o kadar da keskin kullanmış.Bu kitabı kaleme aldığı dönemin şartlarını gözönüne aldığımda kendisinin hür iradeye ve hür iradesini delicesine kaleme dökme cesaretini gösterebilen biri olduğunu görüyorum satırlarında.
 
Machiavelli'nin öyle sözleri var ki bunlardan birkaçını sizlerle paylaşmak isterim;

*Adalet daima güçlüden yanadır.
*İnsanlara ya iyi davranınız ya da onları ayaklarınızın altında eziniz. Çünkü az incindiklerinde intikam peşine düşebilirler, daha fazlasındaysa bunu akıllarına bile getiremezler.
*Ben cennete değil cehenneme gitmek istiyorum; çünkü cehennemde papalar, krallar ve prenslerle beraber olurum, oysa cennette sadece dilenciler, keşişler ve havariler var.
*Türk hükümdarlığının ele geçirilmesinin çok güç, fakat bir kez ele geçirilirse onu elde tutmanın ise çok kolay olduğu görülür.
*Bir hükümdar gaddar, zalim, cimri ve yalan söylüyor olabilir fakat aynı zamanda bunları yaparken insanlara merhametli, cömert ve sözünün eriymiş gibi görünmelidir ve iktidar daima kötü yanlarını başkalarına yıkmalı iyi olanları kendisine ait gibi göstermelidir.
*Bir hükümdar hayvan gibi davranabilmelidir. Onun tilki ve aslandan öğreneceği şeyler vardır. Tuzakları sezmek için tilki, kurtları korkutmak için de aslan olmak zorundadır.

 Bana göre bu kitap her yüzyılda güncelliğini koruyabilme kalitesine ve gerçekçiliğine sahip.Kitabın içerisinde çoğu cümleye bende Niccolo Machiavelli gibi katılıyorum.Bu yüzden kitap bittiğinde bende çok farklı bi yere sahip olmayı başarabilen nadir kitaplardan oldu.
  Sözlerimi kitabın arka kapağında yazan birkaç cümle ile noktalamak istiyorum. 

GÜÇLÜYSEN KALABALIK,
GÜÇSÜZSEN YAPAYALNIZSINDIR..

"Hükümdar hem sevilen hem de korkulan olmalıdır.Korkulan biri olmanın,sevilen biri olmaktan daha güvenli olacağı söylenebilir çünkü insanoğlunun nankör,vefasız,kaypak,yüreksiz veya açgözlü olduğu ileri sürülür.Güçlüysen yandaşın çok olur;sana kanlarını,mallarını,canlarını,çocuklarını sunarlar ancak gün gelir de birine muhtaç olursan hiç düşünmeden sana sırtlarını çevirirler.








Aslan
YAZAR: HEKİMOĞLU İSMAİL
KİTAP: MİNYELİ ABDULLAH
PUAN :  9/10




   Bu dünyada adalet var mıdır?Şayet varsa adaletin bekçileri kimlerdir?Neye göre adaletin tartısını dengelemektedirler?Sahi sizin adaletiniz dilinizin ucundaki birkaç kelimede mi saklıdır,yoksa yüreğiniz midir adaletinizin tartısı?

  Türkiye edebiyat tarihini derinden sarsmış bir kitap..Yasaklanan-yazarı bu kitabı yazdı diye tutuklanan,yayınlandığı tarihten bu yana 80 baskı yapabilmiş..Türkiye'de sizce herhangi bir roman neden yasaklanır?Kimler hangi gerekçe ile yasaklar?Sizlere doğru olanı gösterdiği için mi?Karanlığınızı bir güneş gibi aydınlattığı için mi?Sahi sizce neden yasaklanır?
  
   Sizlerden saklanan sizlere ait olansa gene de yasaklanmalı mıdır?Ya da düşünceler kısıtlanmalı mı ?'Düşünce Özgürlüğü' sadece istenileni yazanların dışına çıkmayanlar için mi geçerli ?

   Bu kitabı bulmanızı-okumanızı tavsiye ederim..
Aslan
YAZAR: GISELLE GREEN
KİTAP: KIZ KARDEŞİN HEDİYESİ
PUAN :  3/10




  Kitap güzel bir şekilde başlıyor ve ilerliyor.İlk zamanlar yeni bir kitaba başlamanın heyecanı ile okumaya başladım.Ama kitabı okudukça yazarın dilini benimseyemedim.Çünkü;üst düzey bi kalemi yok, çok zor oldu bu kitabı okumak, başladığım heyecanla da bitiremedim.Olaylar-olayların geçtiği yerler ve kişilerin tasviri betimlemesi yeterli düzeyde dahi değildi.

   İki kız kardeşin hikayesi, çok iyi anlaşıyor gibi görünseler de birbirlerine hep eskiden gelen içlerinde sakladıkları kinleri var. Kitap bu ana temel konu üzerine kurulu okudukça derinleşiyor.Ama zamanla tekdüze bir kalemin edasıyla ilerliyor kitap.Yazarın  konuları derinlemesine işleyememesinden olsa gerek,belli bi yerden sonra okumak için can attığım bir kitap olamadı,sadece başladığımı sonlandırmak için okuduğum bir kitap haline geldi.
 
   Sonlara doğru beni şaşırtacak sürprizler olmasını bekliyorum,ama yanılmışım.Yazar klişelerin dışına çıkamadı.arkadaşlarıma tavsiye edebileceğim nitelikte ve kalitede bir kitap değildi,okumuş olmak için okunulası kitaplardan..
Aslan
YAZAR: WLADIMIR BARTOL 
KİTAP: ALAMUT
PUAN :  6/10






Hassan Sabbah'ın hikayesini anlatan bu kitap 1938 yılında Sloven yazar Wladimir Bartol tarafından kaleme alınmış.Kitabın ana karakteri olan Hassan Sabbah tarihin bilinen en eski suikast timini var eden kişi olarak geçiyor.Hassan Sabbah yaşadığı bazı olayların neticesinde şeytanıyla yaptığı sohbetin ardından o dönemin insanına nasıl hükmedebileceğini,onlara her istediğini korkuyla nasıl yaptırtabileceğini bu kitabın içerisinde bulacağız.
     Kitabın 1938 yılında yayınlanmış olmasına rağmen gayet akıcı bir dili mevcut.İyi kurgulanmış olaylar dahilinde ilerliyor kitap,bu yüzden de okurken pek sıkılmıyorsunuz.Yazar kitabın içerisinde neredeyse en ince ayrıntıya kadar değinmiş.Hassan Sabbah karakterine karşı zaafı olduğundan bu kitabı yazdığını söyleyemem.Kitabın sonlarına doğru yaklaştıkça Hassan Sabbah'ı değil,Ömer Hayyam'ın bu hikayede masum olan taraf olduğu kanısını bizlere nakşetmek istemiş yazar.Ama bunun yazarın kendi düşüncelerinden öte geçmeyeceğini belirtmekte fayda var.Hassan Sabbah bütün bu akıl oyunlarını,şeytani fikirlerini,insanları kullanışının sebebi olarak Ömer Hayyam'ı işaret ediyor.Kitabın içerisinde Ömer Hayyam ve Hassan Sabbah'ın birbirleri hakkındaki fikirleri ve düşüncelerinin anlatıldığı kısımları tek seferde okuyup geçmeden tekrar tekrar okumakta fayda var.
    Kitabın içerisinde en can alıcı kısım,Hassan Sabbah'ın Hz.Muhammed ile ilgili cümlelerinin olduğu yerler.Kitap tarihi kurgu niteliği taşıdığından bu sözlerin Hassan Sabbah'a ait olmadığını,yazarın Hassan Sabbah'ın karakteri,yaptıkları ve görünen Hassan Sabbah'a karşı içinde oluşan öfkeden gelen cümleler olduğu kanısındayım.Şayet bu kitapta çeviri hatası yoksa birkaç sene içerisinde ufak ufak bütün sitelerden satışı ya yasaklanacaktır,ya da yeni baskıların yapılmasını müsaade edilmeyecektir.Kitabı okuma düşünceniz var ise hali hazırda kitabın baskıları varken okumanızı öneririm...



Aslan
İNSAN İSTERSE
AZMİN ZAFERİ ÖYKÜLER:1


Kaderin bir cilvesi midir kaybetmek?Kazananlar hep mi şanslıdır?Kaybedenler hep mi bahtsız?
Yoksa Kazanmak ve kaybetmek kavramlarının içini dolduran bizler miyiz?Yoksa siz hayatınız boyunca hiçbir alanda tek birkez dahi kazanamadınız mı?Eminim hepiniz şöyle bi bakınca mazinize muhakkak kazanmayı istediğiniz şeyi kazandığınız olmuştur.O günden sonra siz bir daha kazanamadınız mı?Ya da siz o günden sonra daimi kazananlar kulübüne mi katıldınız?Sahi kazanmak istemediğinizden miydi hep kaybedişleriniz?Yoksa kazanmanın içerisini dolduran her ne varsa yapmadığınızdan mı...

    Tam da bu kısımda bu kitap giriyor devreye.Sizlere kazanmayı ,kazananlar üzerinden anlatmayı seçerek.Kazananları bulacaksınız bu kitapda.Nasıl kazandıklarını,kazanmaya giden o meşakkatli yolda nelerle uğraştıklarını,alın terlerini,hedefe giden yollarını nasıl çizdiklerini ,istediklerini elde etmenin aslında nasıl olabileceğini anlatıyor sizlere.Kitabın içerisinde öyle gerçek anılar var ki,okudukça şaşırıyorsunuz,okudukça kendinize bakıyorsunuz.Ve ister istemez şu soruyu yöneltiyorsunuz kendinize;Ben kaybetmeyi mi seçtim yoksa kaybetmemek için elimden geleni yapmayı mı unuttum?


   Kitabın konsept danışmanlığını Mümin Sekman yapıyor.Akıcı bir dil kullanılmış .Hikayeler arasındaki bağlantı gerçekten iyi aktarılmış okura.Okuduğunuzda okuduğunuza sizi pişman etmeyecek nadir kitaplardan....