ASLAN EDMOND
 



















   Bazen hayatınıza damdan düşer gibi biri girer.Ve o günden sonra her şey değişmeye başlar.Bir şeyi yapacakken yapmaz olursun,eğlenmek yerine sen gider çalışmaya koyulursun,her yenilgiden doğrulur tekrar ileriye atılırsın.Değiştiriyordur O kişi seni.İşin garip noktası,O kişi hiç seni tanımıyor,seni hiç görmedi,seninle hiç konuşmadı,şimdilik..İşte bu yüzden o ilk an'a değin hazırlanıyorsundur,nedenini bilmeden,onu seviyor,nedenini bilmeden onunla tanışacağın güne hazırlanıyorsun,onu yarın beklemediğin anda karşında görsen yüreğin göğsüne dar gelir,yanına gidemez olursun..

  Geçtiğimiz günlerde iş yerimde ilginç bir olaya tanık oldum,gurur duyduğum.
Bir hanımefendi geldi,siyah uzun bol paça saten pantolon,üzerinde de gri bir gömlek.Zannediyorum ki işten çıktıktan sonra gelmişti.Bir kitap sordu 'tabi bilgisayardan baka..' lım diyemeden kitabın nerede olduğunu hatırladım.Kitabı rafından alıp uzattığımda 'Çok teşekkür ederim' diyip gülümsedikten sonra kasaya yöneldi direk.Bende o esnada kapı girişinin sol kısmında yer alan kitapları düzenlemek üzere oraya yöneldim. Hanfendi ücreti ödeyip kitabı D&R poşetiyle aldıktan sonra kadının ben kitabı raftan alırken 'bu kitabı arıyordum bende,bir blogta gördüm de çok merak ettim' dediğini hatırladım.Bir saniyelik flashback gibiydi.Çıkışa yöneldiğinde 'Hanfendi,bir şey aklıma takıldı.Kitabı bir blogta gördüğünüzü söylemiştiniz,hangi blog olduğunu öğrenebilir miyim,bende blog sitelerini takip ediyorum da' dedim.Birkaç adım attı ve bir blog sitesinin adını söyledi.'Teşekkür ederim,bir bakayım,merak ettim şimdi' dedikten sonra o çıkışa,bense molaya geçtim.Yorgunluktan olduğum yere bir yığıldım önce,birkaç saniye gözlerimi kapatıp dinlendikten sonra telefonumu önüme koydum ve hanfendinin söylediği blog isminin ilk harfi olan 'F' i yazdığım anda durdum.Az evvel bir blog sitesinde gördüğü kitabı -sadece ve sadece o kitabı- alan hanfendinin söylediği sitenin adı,arkadaşımın sitesiydi.. Bir an şaşırdım,sonra hoşuma gitti.Sonra ise gurur duydum.Ve bu durumu onunla da paylaştım.Çünkü;biliyorum ki bu ilk değil.Bu sadece tanık olunan ilk.


 

İşte böyle bir sessizlik,sonsuzluk gerek insana.Kendi sonunu düşünebilsin diye.Pencerenizden dışarıya baktığınızda size sonsuzluğu hatırlatan bir manzaraya,sessizliğe,huzura sahip olmak gerek, ki insan daha iyi daha nitelikli işler ortaya koyabilsin.Çünkü;benim gibi insanlar,ancak sessizliğin sesinde kendilerini bulurlar.


0 Responses

Yorum Gönder